Türbe Hazineleri:
Yaşayan Mekânların Ölümsüz Zenginliği
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul Valiliği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle hayata geçirilen “Ramazan İstanbul” etkinlikleri, İstanbullularla buluşmaya devam ediyor.
“Ramazan İstanbul” projesi içinde yer alan ve İstanbul Türbeler Müzesi Müdürlüğü uhdesinde bulunan eserlerden oluşan “Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler” isimli sergi, 16 Ağustos 2010 tarihinde, Topkapı Sarayı Has Ahırlar bölümünde İstanbul Kültür ve Turizm İl Müdürü Prof. Dr. Ahmet Emre Bilgili’nin ev sahipliğinde düzenlenen bir törenle ziyarete açıldı.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nın destekleriyle hayata geçirilen “Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler” Sergisi, 16 Ağustos – 19 Eylül 2010 tarihleri arasında Topkapı Sarayı 2. Avlu Has Ahırlar Sergi Salonu’nda ziyaret edilebilecek.
“Sonsuzluğun Kapısı: Türbeler” adlı sergide; Osmanlı İmparatorluğu’nun, padişahlar, devlet büyükleri, İslam alimleri ve kanaat önderlerinin türbelerine ait 120 adet paha biçilemez tarihi ve kültürel miras eseri, ilk kez bir arada sergileniyor.
Sergide; Sultan II. Mahmut, Sultan Abdülaziz ve Sultan Abdülmecit`in kendi hat ve levhaları yer alıyor. Ayrıca, Settare-i Şerif (Kabe iç örtüsü), Aziz Mahmut Hüdai, Yahya Efendi, Sümbül Efendi gibi İslam alimlerinin seccade, hırka, takke gibi kişisel eşyaları bulunuyor. Uzun süren çalışmalar sonucunda türbelerin hazinelerinden örnekleri bir araya getiren serginin danışmanlıklarını Edebiyatçı-Yazar Beşir Ayvazoğlu ile İstanbul Türbeler Müzesi Müdürü Hayrullah Cengiz yapıyor.
Ölümün ve Yaşamın Kutsandığı Yer: Türbeler
Tıpkı Mısırlıların piramitleri, Yunanlıların lahitleri ya da Friglerin tümülüsleri gibi türbeler de İslamiyet sonrası Türkler için, ölümün ve yaşamın aynı yerde kutsandığı şaheserleridir.
Orta Asya’dan Anadolu’ya Türklerin çeşitli dinlerin örtüsü altında yaptıkları yolculuklarda yaşam ve ölümün aynı yolculuğun farklı aşamaları olarak addedilmesi her zaman önemli bir yer etmiştir. Bunun göstergesi olarak devlet büyükleri, âlimler ve önemli kimseler adına dönemin mimari özelliklerini ve estetik anlayışını yansıtan anıt mezarlar inşa edilmiştir.
İbret abidesi olan türbelere yapılan sürekli ziyaretler güçlü bir gelenek haline gelmiş ve bu gelenek büyük hizmetleri dokunmuş kişileri yâd etmek, hizmetlerinin gelecek nesillere örnek olmasını sağlamak ve onları “ölümsüz” kılmak için yüzyıllar boyunca sürdürülmüştür.
Sergideki Eserlerden Bazıları
Settare-i Şerif
Sümbül Efendi Envanter 75
Kabe iç örtüsü
HIRKA
Yahya Efendi Envanter 60
Yahya Efendi’ye atfedilen kişisel kullanım eşyası
ÇEKMECE
Sümbül Efendi Envanter 62
Sedef ve bağa kakmalı çekmece, değerli eşyaların saklanması için
Lihye-i Saadet (Sakal-ı Şerif)
Yahya Efendi Envanter 35
Hz. Muhammed’in sakalının hatıra olarak saklanması için hazırlanan korumadır. İçerisinde bir ağaç motifi üzerine yerleştirilen balmumuna tuturulmuş, sakalı şerif olup (Sakal-ı Şerif sergi boyunca türbe de sergilencektir) sedef kakmalı bir çekmece içerisinde ve süslemeli örtülere sarılı olarak korunmaktadır.
Takke
Yahya Efendi Envanter 81
Kutsal örtülerin ikincil kullanımına bir örnek. Yeşil renkli Ravza-i mutahara örtüsü, takke olarak yeniden kullanımda.
AŞURE DESTİSİ
Zeynep Kamil Envanter 26
19. yüzyıla ait türbelerde ikram için kullanılan aşure testisi
ŞEKERLİK
Zeynep Kamil Envanter 37
İkram için kullanılan bir eser
Hilye-i Şerif
Sümbül Efendi Envanter 44
Ahşap üzerine kâğıt yapıştırılması ile yapılmıştır. Hz. Muhammed’e övgü yazısı
Tac-ı Şerif
Aziz Mahmud Hüdai Envanter 107
Aziz Mahmud Hüdayi’ye ait kişisel kullanım eşyası